Osmanlı Devlet Yapısının Temel Örgütü: Kul Sistemi

Bu yazı Halil İnalcık'ın "Devlet-i Aliyye I" 
adlı kitabından alınmıştır"

Osmanlı İmparatorluğu

Kul (gulâm) sistemi Osmanlı devlet idaresinin temel kurumlarındanbiridir. Sarayda ve devlet hizmetinde kullanılmak  üzere kölelerden gençler yetiştirilmesi yöntemi Osmanlılara, Orta-Doğu İslam devletlerinden gelen eski bir gelenektir. Anadolu Selçuklularında Şerefaddîn Gulâm, Hass Balaban v Karatay kardeşler kıl aslından ünlü kumandanlar biliyoruz. Kullar yalnız askeri hizmetlerde kullanılıyordu. II. Keyâvûs, büyük emirlikleri kölelere verince, Türk aslından emirler ona karşı cephe aldılar.

Osman Gazi

Osman Gazi Bursa ablukasına “kulu Balabancık Bahadır”ı atamıştır. Osmanlılarda kölelerden saray ve idare adamları yetiştirildiği hakkında Orhan Gazi devri belgelerinde kayıtlar vardır. I. Murad devrinde yeniçeri ordusu savaş esirlerinden kurulmuştur. Osmanlı idaresi, kendi tebaası Hıristiyan halkından aynı amaçla çocuk toplama yöntemini getirmiştir. Devşirme oğlanı denilen bu çocuklar, esir sayılmazdı. Devşirme, Osmanlıların kul sistemine getirdikleri önemli bir yeniliktir.

Merkeziyetçi bir imparatorluk kurmaya çalışan I. Beyazid devrinde kul sistemi tam bir gelişme gösterdi. Tahrir defterlerinde bu devre kadar inan kayıtlar, onun imparatorluğun her tarafında yalnız tüksek idari-askeri makamları değil, timarları da kullara verdiğini göstermektedir. Bu radikal hareket, gazi çevrelerinin duygularını yansıtan halkçıabıbşn tarihlerde tepkiyle karşılanmıştır. Kul yöntemi ve devşirme, çağdaş Bizans ve batılı kaynaklarda anılır. Dukas, Beyazid’in sarayında seçilmiş çocuklardan bahseder.

II. Murad devrinde bu sistem hakkında çağdaş kroniklerde olduğu kadar resmi arşiv kayıtlarında da geniş malzemeye sahip bulunuyoruz. Musa Çelebi’nin (1411) kapıoğlanı 7.000 kişiye, II. Mırad’ınki 4-5 bin kişiye varmakta idi. Arvanid sancağı defterine (1432) göre de orada askeri sınıfın her kademesinde padişah kulları ve bey kulları timarlı sipahiler arasında çoğunluğu oluşturmaktaydı.

Zamanla Osmanlı padişahları kendi icra gücünü, yalnız kendi kullarına vermeyi bir prensip olarak kabul etmişlerdi. 15. yüzyılda fethedilen bölgelerde yüksek sınıfa mensup beyzadeler, Osmanlılar tarafından saraya alınmakta, orada ayrıcalıklı muamele görmekte ve saraydan göreve çıkma zamanı çoğu kez bey ünvanıyla en önemli mevkilere getirilmekteydiler. Böylece Rumeli aristokrasilerine mensup birçok kişi bu devirde Osmanlı beyleri ve vezirleri olarak hizmet etmişlerdir. Ancak kul sisteminden gelenler e Anadolu Selçuklularında olduğu gibi yalnız askeri makamlar verilmiştir. Kul aslından olanları küçümseme ve onlara karşı haset ve düşmanlık olduğu anlaşılmaktadır. II. Mehmed mutlak merkeziyetçi imparatorluğu kurarken kul sistemini geliştirdi ve veziriazamlık dahil olmak üzere icra makamlarını kulların eline verdi.

Kanuni Süleyman

Kul sistemi Kanuni ve ilk iki halefi zamanında en geniş uygulama aşamasına erişmiştir.
Kulların menşei başlangıçta savaş esirleri idi. Sarayda Balkan senyör çocuklarından rehine olarak tutulanları buna katmak gerekir. Büyük şehirlerde esir pazarlarından en iyi esirler padişah için satın alınırdı. I. Beyazid devrinden itibaren kullara devşirmeden gelen çocuklar katılmıştır. 16. yüzyılda her menşeden toplanan kulların toplamı 7-8 bine yükseliyordu. Bunun ortalama 3.000 kadarı devşirmeydi. Devşirme oğlanları, İstanbul’a getirilince, vucüt ve karakter itibariyle en iyileri seçilir, bazen sultanlar seçimde bizzat hazır bulunurlardı. Saray için seçilenler İstanbul’da Galata ve İbrahim Paşa Saraylarına, taşrada Edirne ve Manisa Saraylarına gönderilirlerdi. Kalanların çoğu yeniçeri olmak üzere Anadolu’da Türk köylülerin yanına gönderilir, küçük bir kısmı padişah bahçelerinde hizmet için bostacı yapılırdı. Saraya ayrılmış olanlara içoğlanı, yeniçeri olacaklara acemioğğlanı denirdi. 16. yüzyıl başlarında Galata Sarayı’nda 300, Edirne Sarayı’nda 300 içoğlanı vardı. Bu oğlanlar 2-7 yıl bu saraylarda sıkı bir disiplin altında eğitim gördükten sonra çıkma denilen ikinci bir elemeden geçer ve en uygun görülenleri seçilere padişahın oturduğu Yeni Saray’da Büyük Oda ve Küçük Oda denilen dairelere alınırlardı. Saraya alınmayanlar ulufeci ve garibler bölüklerine verilirledi. 1537’de Yunus Bey’e göre sarayda 8 ile 20 yaş arasında 700 içoğlanı vardı. İslami eğitimden sonra içoğlanı kendi özel eğilimine göre özel bir alanda derinleşmek imkanına sahipti.


Reklamlar

About Dünya Tarihi

Bilmedikleriniz, bildiğinizi sandıklarıız
Bu yazı Genel Tarih içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s