Kuraldışı bir şehzade

Bu yazı NTV Tarih dergisinin Ağustos 2010 sayısından alınmıştır

Sultan Abdülaziz’in şehzadeliğinde, Dürrinev adlı cariye eşinden bir oğlunun doğması, hanedan töresi açısından başlıbaşına bir sorun yarattı. Çünkü yetişkin şehzadler, cariyelerle ilişkilerine göz yumulsa da çocuk sahibi olamazlardı. Bu saray yasağı I. Ahmed’den (1603-1617) sonra uygulanmaya başlayan ekberiyet düzeninin gereğiydi ve bir şehzadenin ileride tahta geçmesi için ilk koşul babasının padişahlığında dünyaya gelmiş olmasıydı. Bu nedenle şehzadeler, babaları padişahken veya öldükten, tahhtan indirildikten sonra, sarayda gözaltı tutuldukları kafes denen dairede, cariyelerle ilişkilerinden çocuk sahibi olamaz, harem kuramazlardı.

Yusuf İzzeddin, hanedanın 240 yıllık kuralını bozmuş ilk “şehzade oğlu şehzade” idi. Tanzimat padişahı Abdülmecid, kardeşi veliah şehzade Abdülaziz’in, annesi ve cariye eşleriyle saraydaki dairesinde özgürce yaşamasına izin vermiş, Yusuf İzzeddin’in doğumuna da ses çıkarmamıştı. Ancak bu doğum gizli tutuldu. Bu kaçak şehzade, dört yaşına değin Eyüp’te ulemadan Zilelizade Kadri Efendi’nin evinde büyütüldü. Abdülaziz 1861’de tahta geçince varlığı ortaya çıktı.

Şehzade Yusuf İzzeddin

Babasının ölümünden (1876) sonra şehzade oğlu olarak dünyaya gelmesinin günün birinde tahta geçmesini önleyeceğini düşünmeye başlayan Yusuf İzzeddin bu kaygısında haklıydı. Çünkü tahta geçen padişahların hepsi, babalarının padişahlığında dünyaya gelmişler, doğumları şenliklerle, toplar atılarak, fermanlar yayımlanarak resmen ilan edilmişti. Oysa Yusuf İzzeddin’in doğumu resmen ilan edilmediği, veladet şenliği düzenlenmediği gibi, varlığı da dört yıl gizlenmişti.

İkinci sorun, amcazadesi II. Addülhamid döneminde (1876-1909) yetişkin şehzadeler arasında başlayan Mecidiler – Aziziler kırgınlığıydı. Yusuf İzzeddin Aziziler kolunun reisiydi. 1909’da V. Mehmed Reşad tahta çıkınca en yaşlı şehzade olarak veliaht ilan edildi. İktidardaki İttihat ve Terakki Fırkası’yla yıldızı barışmadı ama veliaht sıfatıyla pek çok resmi gezi yaptı. 1910’da İngiltere Kralı VII. Edward’ın cenaze töreni için Londra’ya gitti. Viyana’da İmparator Franz Joseph’i Belgrad’da Sırbistan kralını, Sofya’da Bulgaristan prensini ziyaret etti. 1912’de, Avrupa gezisine çıktı. 1913’te Edirne’nin kurtalışı törenine katıldı. 1915’te Gelibolu savunma hatlarını Alman İmparatoru II. Wilhelm’le gezi. Ancak “beni tahta oturtmayacaklar” kuruntusundan kurtulamadı. Onu ölümle sürükleyen de, büyük ihtimalle bu sabit fikirdi.

Necdet Sakaoğlu

Yusuf İzzeddin’in intihar mektubu

“Vücutça hiçbir ıstırabım yoktur, fakat bulunduğum hal tahammül edilemez derecededi. Vaktiyle servet biriktiremediğim ve uğrayacağım felaketi bilemediğimden bugün  gayet elim bir halde bulunuyorum. İntihat hoş görülmeyen bir haldir. Fakat bazı kere insanı mecbur eder. Bu hayata tahammül bir insan-ı kamil için hayr-ı mümkündür. Vatanım için her türlü fedakarlığı yapmyaa hazır olduğum, akıl ve fikrim tam olduğu halde bu ıstıraba tahammül mümkün müdür? Cenab-ı Hakk’ın mağfiretine sığınarak intihar ediyorum. Cenab-ı Hak kusurumu affetsin”

Reklamlar

About Dünya Tarihi

Bilmedikleriniz, bildiğinizi sandıklarıız
Bu yazı Kişisel Tarih içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s